Hermitage Müzesi

0 Yorumlar Blog,

 

Rusya’nın en ünlü ve en güzel şehirlerinden biri olan St.Petersburg denildiğinde akla ilk gelen yer inanılmaz mimarisi ve eşsiz sanat koleksiyonu ile tabiki Hermitage Müzesi’dir. British Müzesi ve Louvre Müzesinden sonra dünyanın en görkemli ve en önemli müzesi olan olan Hermitage, ülke ve şehir için önemli bir turist merkezi olarak görülmesinin yanı sıra içinde bulundurduğu 3 milyondan fazla sanat eseri ile Guinness Rekorlar kitabına girmeyi başarmış bir yer. Gelin bu müzeyi biraz daha yakından tanıyalım.

 

1764 yılında ünlü Rus Çariçesi Katerina’nın 200 kadar eser alıp bunları saklama ve sergileme isteği ile Hermitage’ın temellerinin atıldığı düşünülüyor. Hükümdarlığı boyunca yaklaşık 4000 sanat eseri alan Katerina’nın bu tutkusunu ondan sonra gelenlerde devam ettirmiş ve genişletmiştir. Aynı zamanda kış sarayı olarak da kullanılan Hermitage, Bolşevik Devrimine kadar sadece saray ile alakalı kişilerin sanat galerisi olarak kullanılmışken 1917’de ki Bolşevik Devriminden sonra tamamen halka açılıp resmi olarak müze haline getirilmiştir. Şimdilerde bu koleksiyon 1000 odayı doldurmakta ve sergilenmektedir.

 

Her ne kadar Paris’in Mona Lisa’sı var olsa da Hermitage’da da Leonardo Da Vinci’nin ünlü eserlerinden biri olan ‘Madonna ve Çocuk’u görmek mümkün. Bunun yanı sıra müze de Rembrandt’in de son derece etkileyici koleksiyonunu görmek mümkün. Bunların yanı sıra Raphael ve Michelangelo’nun da eserleri bulunan Hermitage’ın koleksiyonu o kadar etkileyici ki Picasso’nun ilk dönem eserleri müzede neredeyse sıradan eserler arasında kalıyor.  

 

Müzede bulunan antik Yunan dönemine ait rölyefler ve boyalı seramikler ve buna bağlı antik Roma İmparatorluğunun son dönemine ait eserler ile Roma imparatorlarının büstleri ile dünya tarihine de bir yolculuk yapmanız mümkün. Müze aynı zaman da 15. ve 19. Yüzyıl arasında          savaş ganimeti olarak toplanan ya da hediye alınan Osmanlı, İran, Arap ve Kuzey Afrika uygarlıklarına ait kalkanlar ve silahları da içermekte.

 

Buraya gelen insanlar genellikle tek bir soru sormaktalar: Tüm bu Avrupa, Doğu Avrupa, Kuzey Afrika eserlerinin arasında Rus eserleri nerede. Aslında cevabı son derece basit ve bir o kadar etkileyici. Müzenin kendisi Rus kültürüne ait en önemli ve görkemli eserlerinden biri.

 

 

Son bir not: Hermitage’a yolunuz düşerse eğer camlarından ‘Kış Sarayı Meydanına’ bakmayı unutmayın. Bolşevik devrimi sırasında oradan bakan mevcut yöneticilerin yüzlerce kızgın işçi karşısında kapıldıkları korkuyu hayal etmekte zorlanmayacaksınız.