Louvre Müzesi

0 Yorumlar Blog,

 

Paris’e yapılan hiçbir gezi ünlü Louvre Müzesini ziyaret etmeden tamamlanmaz. Her ne kadar yapıldığı 1989 yılında tartışmalara sebep olsa da I.M. Pei’nin tasarladığı müzenin kültleşmiş ve Paris’in sembollerinden biri haline gelmiş cam piramidinden müzeye giriş yapmak sanatın hangi dalına ilgi duyduğu fark etmeksizin herkese heyecan verecek cinsten. Çünkü Louvre Müzesinde hem tarih tutkunlarına hem mimari sevdalılarına hem de sanat aşıklarına pek çok şey sunmakta. Bu saydıklarımdan biri olarak kendinizi tanımlamıyorsanız bile burada etkilenmemeniz pek mümkün değil.

 

Eğer tarih tutkunu iseniz Louvre’un tarihi başlı başına bir ilgi konusu; binanın kendisi 12. Yüzyıl da İkinci Philip tarafından kendisine ait bir saray olarak kullanılması üzere kale olarak inşa edilmiş. Yıllar boyunca genişleyen ve büyüyen bu kale Fransız asillerinin Versay’ın dışına taşınması ile resmi saraylık olarak kullanılmasına son verilmiş. Daha sonralarda asillerin sanat koleksiyonlarının sergilenmesi için kullanılan Louvre pek çok sanat okuluna ev sahipliği yapsa da Fransız İhtilalinden sonra bir sanat müzesi halini almış. Kendisinin bu inanılmaz tarihine ek olarak müzenin içinde Mısırlılar, Orta Doğu Halkları, Yunanlılar, Romalılar ve İslam Tarihi ile ilgili pek çok resim, çizim, heykel ve dekoratif parça bulmak mümkün.

 

 

Mimari Sevdalıları için müzede pek çok yapısal harika mevcut. Dünyaca ünlü Louvre Piramidi 1989 yılında müzenin büyük avlusuna inşa edilmiş ve müzenin içinde bulunan bu piramidin tersi ise 1993 yılında müzedeki yerini almış. Louvre Piramidine ek olarak müzede iki küçük cam piramit daha mevcut. Piramitler havuzlarla çevrili ve bu sayede inanılmaz bir görsel şölen sunmakta. Ters Piramit ise Louvre lobisinin içinden ulaşılabiliyor ve tam tepe noktasına dokunmanıza izin veriliyor.

 

Sanatsever için ise bu müze gerçekten bir cennet. Dünyaca ünlü pek çok eser Louvre müzesinde sergilenmekte. Antik Yunan, Mısır ve Roma dönemine ait pek çok heykel gerçekten önlerinde dakikalarca sıra beklemeye değer. Antik Yunan sanatının en ünlü örneklerinden biri olan 203cm yüksekliğinde mermerden yapılmış ‘Venus de Milo’ Louvre müzesinde yer almakta. MÖ 3. Yüzyıldan kalma Yunan tanrıçası Nike’nin temsil edildiği ‘Winged Victory of Samothrace’ adlı mermerden heykel gene Louvre’un kendine hayran bırakan eserlerinden. Fransız resim sanatının başyapıtlarından biri olarak gösterilen ‘Liberty Leading the People’ yani ‘Halka Yol Gösteren Özgürlük’ adlı Eugène Delacroix’in eserinin her bir ayrıntısı sizi Louvre Müzesinde büyüleyecek şeylerin başında geliyor. Ve tabi ki Leonardo Da Vinci’nin başyapıtlarından ‘Mona Lisa’ Louvre’da sergilenemekte. Tahta bir korkuluğun arkasında bulunan kurşun geçirmez cam bir bölmenin içinde bulunan Mona Lisa, önünde fotoğraf çektirmek isteyen insanlar sebebi ile oluşan uzun sıralara rağmen kesinlikle beklemeye ve görülmeye değer.

 

Müzedeki başlıca eserler

 

'Mona Lisa' Resmi

'Winged Victory of Samothrace' Heykeli

'Venus de Milo' Heykeli

'Liberty Leading the People' Resmi

‘Regent’ Pırlantası

‘Frieze of Archers’ İşlemeleri

‘The Marly Horses’ Heykeli

‘Hammurabi Yasaları’

‘The Emperor Triumphant’ Kabartmaları

‘Louis XIV’ Portresi

‘The Cheat with the Ace of Diamonds’ resmi

‘The Raft of the Medusa’ resmi

‘The Rape of Sabine Women’ resmi

‘The Rebellious Slave’ heykeli

‘The Seated Scribe’ heykeli

‘The Wedding Feast at Cana’ resmi

‘Winged Human-Headed Bull’ Heykelleri 

‘Woman with a Mirror’ Resmi

Etiketler: Louvre Müzesi

Yorum Yaz